11 Mayıs 2026

(A2.1) The Red Shoes — Kırmızı Ayakkabılar

ile Elmadil Online İngilizce Kursu
Sayın Velimiz,

Kaldığınız yerden devam etmek için giriş yapıp kayıt olabilirsiniz.

İyi okumalar ve başarılar dileriz.

Elmadil — Edildikçe Kızarır

The Red Shoes — Kırmızı Ayakkabılar

Seviyenize uygun İngilizce hikaye okuyun. Anlamadığınız cümlelerin yanındaki + butonuna tıklayarak Türkçe çevirisini görebilirsiniz.

🌳 A2.1 Seviye 📝 36 Cümle ⏱️ 6 Dakika 🔤 Temel Kelimeler

Hikayede Geçen Temel Kelimeler

shoes ayakkabılar
market pazar
shiny parlak
wear giymek
dance dans etmek
stop durmak
tired yorgun
magic sihirli
cry ağlamak
promise söz vermek
careful dikkatli
strange garip, tuhaf
field tarla, alan
take off çıkarmak
forgive affetmek
lesson ders
proud gururlu
poor yoksul, fakir
beg yalvarmak
worried endişeli
finally sonunda
important önemli

The Red Shoes

Kırmızı Ayakkabılar

Clara was a young girl, and she lived in a small village.
Clara genç bir kızdı ve küçük bir köyde yaşıyordu.
Her family was poor, so she wore simple brown shoes every day.
Ailesi yoksuldu, bu yüzden her gün sade kahverengi ayakkabılar giyerdi.
One morning, Clara went to the market with her mother.
Bir sabah Clara annesiyle pazara gitti.
At the market, she saw the most beautiful shoes in the world.
Pazarda dünyanın en güzel ayakkabılarını gördü.
They were bright red and shinier than anything she ever saw.
Parlak kırmızıydılar ve daha önce gördüğü her şeyden daha parlaktılar.
"Mother, can I have those red shoes?" Clara asked with big eyes.
"Anne, o kırmızı ayakkabıları alabilir miyim?" diye sordu Clara iri gözlerle.
Her mother looked worried, but she said, "Be careful with them, Clara."
Annesi endişeli göründü ama "Onlara dikkat et, Clara." dedi.
The old woman at the market gave Clara a strange look before she sold the shoes.
Pazardaki yaşlı kadın ayakkabıları satmadan önce Clara'ya tuhaf bir bakış attı.
Clara took the shoes home and wore them after breakfast the next day.
Clara ayakkabıları eve götürdü ve ertesi gün kahvaltıdan sonra onları giydi.
When she put on the shoes, her feet started to move.
Ayakkabıları giyince ayakları hareket etmeye başladı.
She was dancing in the garden, and she could not stop.
Bahçede dans ediyordu ve duramıyordu.
The shoes were more powerful than her, so she kept dancing and dancing.
Ayakkabılar ondan daha güçlüydü, bu yüzden dans etmeye devam etti.
"Help me! I cannot stop!" she cried, but nobody heard her at first.
"Yardım edin! Duramıyorum!" diye bağırdı, ama ilk başta kimse onu duymadı.
Clara danced out of the garden and into the big green field.
Clara bahçeden çıkıp büyük yeşil tarlaya doğru dans ederek gitti.
She was getting more tired than before, but her feet did not stop.
Eskisinden çok daha yoruluyordu, ama ayakları durmadı.
After a long time, her mother saw her from the window and ran outside.
Uzun bir süre sonra annesi onu pencereden gördü ve dışarı koştu.
"Clara! What are you doing? Come back!" her mother shouted.
"Clara! Ne yapıyorsun? Geri gel!" diye bağırdı annesi.
"I can't stop, Mother! The shoes are magic!" Clara answered while she was crying.
"Duramıyorum, Anne! Ayakkabılar sihirli!" diye yanıtladı Clara ağlarken.
Her mother ran back to the market and found the old woman.
Annesi pazara koşup geri döndü ve yaşlı kadını buldu.
"Please help my daughter! She cannot take off the red shoes!" she begged.
"Lütfen kızıma yardım edin! Kırmızı ayakkabıları çıkaramıyor!" diye yalvardı.
The old woman said, "Those shoes teach an important lesson to proud children."
Yaşlı kadın dedi ki: "O ayakkabılar gururlu çocuklara önemli bir ders öğretir."
Then she gave the mother a small silver key.
Sonra anneye küçük gümüş bir anahtar verdi.
Her mother ran back to the field and found Clara near a big oak tree.
Annesi tarlaya geri koştu ve Clara'yı büyük bir meşe ağacının yanında buldu.
She used the silver key, and the shoes came off immediately.
Gümüş anahtarı kullandı ve ayakkabılar hemen çıktı.
Clara fell on the soft grass because she was so tired.
Clara çok yorgun olduğu için yumuşak çimenlere düştü.
"I am sorry, Mother. I was too proud and I didn't listen to you," Clara said.
"Üzgünüm, Anne. Çok gururluydum ve seni dinlemedim," dedi Clara.
Her mother hugged her and said, "I forgive you, but remember this lesson."
Annesi onu kucakladı ve dedi ki: "Seni affediyorum, ama bu dersi unutma."
The next day, Clara went back to the market with the red shoes.
Ertesi gün Clara kırmızı ayakkabılarla tekrar pazara gitti.
She gave the shoes back to the old woman and said, "These are not for me."
Ayakkabıları yaşlı kadına geri verdi ve dedi ki: "Bunlar benim için değil."
The old woman smiled and said, "You learned faster than most children."
Yaşlı kadın gülümsedi ve dedi ki: "Çoğu çocuktan daha hızlı öğrendin."
Finally, Clara walked home in her old brown shoes, and she felt happier than ever before.
Sonunda Clara eski kahverengi ayakkabılarıyla eve yürüdü ve daha önce hiç olmadığı kadar mutlu hissetti.

Bu Hikayeyi İndirin

Hikayeyi çevrimdışı okumak, yazdırmak veya sınıfta kullanmak için Word formatında indirin.

Anlama Soruları — Comprehension Questions

1. Where did Clara see the red shoes for the first time?
2. Why couldn't Clara stop dancing?
3. What did the old woman give Clara's mother to help her daughter?
4. Why do you think Clara felt happier in her old brown shoes at the end? (Inference)
5. What lesson did the red shoes teach Clara? (Inference)
Doğru Cevap