Neşet Ertaş
Seviyenize uygun İngilizce biyografi okuyun. Anlamadığınız cümlelerin yanındaki + butonuna tıklayarak Türkçe çevirisini görebilirsiniz.
A2.2 Seviye
43 Cümle
7 Dakika
Müzik
Biyografide Geçen Temel Kelimeler
courage — cesaret
determination — azim
legacy — miras
contribution — katkı
musician — müzisyen
hardship — zorluk
tradition — gelenek
instrument — çalgı
style — tarz
unique — benzersiz
recognition — tanınma
honorary — fahri
comfort — teselli
homeland — memleket
mourn — yas tutmak
spirit — ruh
respect — saygı
poverty — yoksulluk
overcome — aşmak, üstesinden gelmek
welcomed — karşıladı
influence — etkilemek
remembered — hatırlanan
proud — gurur duyan
compose — bestelemek
Neşet Ertaş
Neşet Ertaş is one of the most beloved folk musicians in Turkish history.
Neşet Ertaş, Türk tarihinin en sevilen halk müzisyenlerinden biridir.
He was born in 1938 in Kırşehir, a small city in central Turkey.
Türkiye'nin orta kesiminde küçük bir şehir olan Kırşehir'de 1938'de doğdu.
While his father was playing music at home, young Neşet listened carefully every night.
Babası evde müzik çalarken, genç Neşet her gece dikkatle dinledi.
His father, Muharrem Ertaş, was already a well-known musician in the region.
Babası Muharrem Ertaş, bölgede zaten tanınmış bir müzisyendi.
People said that Muharrem Ertaş was one of the best bağlama players of his time.
İnsanlar, Muharrem Ertaş'ın zamanının en iyi bağlama çalıcılarından biri olduğunu söylerdi.
Neşet's family was poor, and his childhood was full of hardship and difficulty.
Neşet'in ailesi fakirdi ve çocukluğu zorluklarla doluydu.
Although life was hard, music always filled their small and simple home.
Hayat zor olsa da, müzik her zaman küçük ve sade evlerini doldurdu.
He had to work in the fields instead of going to school regularly.
Düzenli olarak okula gitmek yerine tarlalarda çalışmak zorunda kaldı.
Even though he received little formal education, he learned deeply from daily life.
Resmi eğitimi az olsa da, günlük hayattan derinlemesine öğrendi.
He wanted to become a great musician, just like his talented father.
Tıpkı yetenekli babası gibi büyük bir müzisyen olmak istedi.
His father taught him how to play the bağlama, a traditional Turkish instrument.
Babası ona geleneksel bir Türk çalgısı olan bağlamayı çalmayı öğretti.
Neşet practiced for many hours, and he never felt tired of playing.
Neşet saatlerce pratik yaptı ve çalmaktan asla yorulmadı.
He believed that music could express feelings words were never able to show.
Müziğin, kelimelerin asla gösteremeyeceği duyguları ifade edebileceğine inanırdı.
As soon as he learned a new song, he wanted to learn another one.
Yeni bir şarkı öğrenir öğrenmez, bir başkasını öğrenmek istedi.
His father knew that Neşet was going to become a great musician someday.
Babası, Neşet'in bir gün büyük bir müzisyen olacağını biliyordu.
Neşet traveled with his father to weddings, festivals, and small village gatherings.
Neşet babasıyla birlikte düğünlere, festivallere ve küçük köy toplantılarına seyahat etti.
While they were traveling across Anatolia, he collected many old and forgotten songs.
Anadolu'yu dolaşırken, birçok eski ve unutulmuş şarkı topladı.
He met people from different regions and learned their unique musical traditions.
Farklı bölgelerden insanlarla tanıştı ve onların kendine özgü müzik geleneklerini öğrendi.
Then he started composing his own songs about love, longing, and daily life.
Sonra aşk, özlem ve günlük hayat hakkında kendi şarkılarını bestelemeye başladı.
His voice was warm and emotional, and it touched everyone who listened.
Sesi sıcak ve duygusaldı ve dinleyen herkesi etkiledi.
Neşet developed a new playing style using a three-string bağlama technique.
Neşet, üç telli bağlama tekniğini kullanarak yeni bir çalma tarzı geliştirdi.
People said that he was the first musician to play in this special way.
İnsanlar, onun bu özel şekilde çalan ilk müzisyen olduğunu söylerdi.
Because of his unique sound, listeners called him "the voice of Anatolia."
Benzersiz sesi yüzünden dinleyiciler ona "Anadolu'nun sesi" dedi.
In the 1970s, he decided that he was going to move to Germany.
1970'lerde Almanya'ya taşınmaya karar verdi.
He wanted to perform for Turkish workers who were living far from home.
Evinden uzakta yaşayan Türk işçiler için sahne almak istedi.
Although Germany was far from Anatolia, his songs still felt close and familiar.
Almanya Anadolu'dan uzak olsa da, şarkıları hâlâ yakın ve tanıdık hissettirdi.
His music gave comfort to people who missed their families and their homeland.
Müziği, ailelerini ve memleketlerini özleyen insanlara teselli verdi.
After several years, he returned to Turkey and continued his musical career.
Birkaç yıl sonra Türkiye'ye döndü ve müzik kariyerine devam etti.
He felt proud when people welcomed his music with so much love.
İnsanlar müziğini bu kadar sevgiyle karşılayınca gurur duydu.
Neşet won many important awards, and a university gave him an honorary doctorate.
Neşet birçok önemli ödül kazandı ve bir üniversite ona fahri doktora verdi.
He should have received more recognition earlier, but fame came slowly to him.
Daha erken daha fazla tanınmayı hak etmişti, ama ün ona yavaş geldi.
However, once people discovered his songs, they never forgot his powerful voice.
Ancak insanlar şarkılarını keşfettikten sonra, onun güçlü sesini asla unutmadılar.
His song "Neredesin Sen" became one of the most loved songs in Turkey.
"Neredesin Sen" adlı şarkısı Türkiye'nin en sevilen şarkılarından biri oldu.
Neşet Ertaş left an enormous legacy in Turkish folk music and culture.
Neşet Ertaş, Türk halk müziği ve kültüründe muazzam bir miras bıraktı.
His courage and determination helped him overcome poverty and difficult life conditions.
Cesareti ve azmi, yoksulluğu ve zor yaşam koşullarını aşmasına yardımcı oldu.
Even though he faced many hardships, he never lost his love for music.
Birçok zorlukla karşılaşsa da, müziğe olan sevgisini asla kaybetmedi.
His contribution to Turkish culture influenced many singers and musicians after him.
Türk kültürüne katkısı, kendisinden sonra birçok şarkıcı ve müzisyeni etkiledi.
Many people believe that his songs represent the true spirit of Anatolia.
Birçok insan, şarkılarının Anadolu'nun gerçek ruhunu temsil ettiğine inanır.
In his last years, Neşet Ertaş became seriously ill and grew weaker.
Son yıllarında, Neşet Ertaş ciddi şekilde hastalandı ve giderek zayıfladı.
He died in September 2012 in Ankara, and the whole country mourned him.
2012 yılının Eylül ayında Ankara'da öldü ve tüm ülke onun için yas tuttu.
Although he passed away, his music and memory are still very much alive.
Hayatını kaybetmiş olsa da, müziği ve anısı hâlâ çok canlı.
Today, people all over Turkey listen to his songs with deep respect.
Bugün, Türkiye'nin her yerinde insanlar şarkılarını derin bir saygıyla dinliyor.
Neşet Ertaş will always be remembered as a symbol of Turkish folk culture.
Neşet Ertaş her zaman Türk halk kültürünün bir sembolü olarak hatırlanacaktır.
Bu Biyografiyi İndirin
Biyografiyi çevrimdışı okumak, yazdırmak veya sınıfta kullanmak için Word formatında indirin.
Anlama Soruları — Comprehension Questions
1. What does the sentence "People said that Muharrem Ertaş was one of the best bağlama players of his time" tell us about Neşet's father?
2. Why did Neşet have to work in the fields instead of going to school?
3. What can we infer about the meaning of "the voice of Anatolia"?
4. According to the text, how did courage and determination affect Neşet's life?
5. Why do people still consider Neşet Ertaş important today, even after his death?
Dogru Cevap