Aziz Sancar
Seviyenize uygun İngilizce biyografi okuyun. Anlamadığınız cümlelerin yanındaki + butonuna tıklayarak Türkçe çevirisini görebilirsiniz.
A2.2 Seviye
40 Cümle
7 Dakika
Bilim
Biyografide Geçen Temel Kelimeler
scientist — bilim insanı
doctor — doktor
professor — profesör
biochemistry — biyokimya
research — araştırma
repair — onarmak
enzyme — enzim
DNA — DNA
prize — ödül
pride — gurur
hard-working — çalışkan
important — önemli
farmer — çiftçi
university — üniversite
hero — kahraman
foundation — vakıf
success — başarı
married — evli
courage — cesaret
determination — azim
legacy — miras
contribution — katkı
curiosity — merak
inspiring — ilham verici
Aziz Sancar
Aziz Sancar
Aziz Sancar was born in Savur, a small town in Mardin, Turkey, on September 8, 1946.
Aziz Sancar, 8 Eylül 1946'da Türkiye'nin Mardin iline bağlı küçük bir kasaba olan Savur'da doğdu.
He was the youngest of eight children, and his family was very poor.
Sekiz çocuğun en küçüğüydü ve ailesi çok yoksuldu.
His parents were farmers who could not read or write, but they worked hard every day.
Ailesi okuma yazma bilmeyen çiftçilerdi, ama her gün çok çalışırlardı.
Although life was difficult, young Aziz always felt curious about the world around him.
Hayat zor olsa da, genç Aziz çevresindeki dünyaya karşı hep meraklıydı.
He often watched plants and animals, and he wanted to understand how nature worked.
Bitkileri ve hayvanları sık sık gözlemler, doğanın nasıl işlediğini anlamak isterdi.
His parents believed that education could give their children a better future.
Ailesi, eğitimin çocuklarına daha iyi bir gelecek sunabileceğine inanıyordu.
When Aziz started school, he quickly became one of the best students in his class.
Aziz okula başladığında, kısa sürede sınıfının en iyi öğrencilerinden biri oldu.
He studied every subject with great determination, even though his family had very little money.
Ailesinin çok az parası olmasına rağmen, her dersi büyük bir azimle çalıştı.
After finishing high school, he decided that he wanted to become a doctor.
Liseyi bitirdikten sonra, doktor olmaya karar verdi.
He went to Istanbul University, where he studied medicine for several years.
İstanbul Üniversitesi'ne gitti ve orada yıllarca tıp okudu.
In 1969, he graduated and became a young doctor, ready to help his people.
1969'da mezun oldu ve halkına yardım etmeye hazır genç bir doktor oldu.
He worked in his hometown for a while, but he felt that something was missing.
Bir süre memleketinde çalıştı, ama bir şeylerin eksik olduğunu hissetti.
He wanted to understand diseases at a deeper, scientific level, not only treat them.
Hastalıkları sadece tedavi etmek değil, daha derin, bilimsel bir düzeyde anlamak istiyordu.
So, in 1971, Aziz Sancar made a bold decision and moved to the United States.
Bu yüzden, 1971'de Aziz Sancar cesur bir karar verdi ve Amerika Birleşik Devletleri'ne taşındı.
Life in America was not easy, because he had to learn a new language and culture.
Amerika'daki hayat kolay değildi, çünkü yeni bir dil ve kültür öğrenmek zorundaydı.
While he was studying biochemistry at a university in Texas, he found his true passion.
Teksas'ta bir üniversitede biyokimya okurken, gerçek tutkusunu buldu.
He became fascinated by a special enzyme that could repair damaged DNA inside cells.
Hücrelerin içindeki hasarlı DNA'yı onarabilen özel bir enzime hayran kaldı.
He worked long hours in the laboratory, and he never wanted to give up.
Laboratuvarda uzun saatler çalıştı ve asla pes etmek istemedi.
In 1977, after years of hard effort, he finally earned his PhD in biochemistry.
1977'de, yıllarca süren yoğun çabadan sonra biyokimya doktorasını sonunda kazandı.
As soon as he finished his degree, he continued his research at Yale University.
Derecesini bitirir bitirmez, araştırmalarına Yale Üniversitesi'nde devam etti.
In 1982, he became a professor at the University of North Carolina at Chapel Hill.
1982'de, Kuzey Karolina Üniversitesi Chapel Hill kampüsünde profesör oldu.
There, in his laboratory, he studied how human cells detect and repair broken DNA.
Orada, laboratuvarında, insan hücrelerinin bozuk DNA'yı nasıl tespit edip onardığını araştırdı.
He also met and married Gwen Sancar, who was a talented scientist too.
Ayrıca yetenekli bir bilim insanı olan Gwen Sancar ile tanıştı ve evlendi.
They worked side by side for many years, and they supported each other's careers.
Uzun yıllar yan yana çalıştılar ve birbirlerinin kariyerlerini desteklediler.
People who knew them said that they were going to change science forever.
Onları tanıyanlar, bilimi sonsuza dek değiştireceklerini söylüyordu.
Slowly but surely, his careful research explained one of biology's biggest mysteries.
Yavaş ama emin adımlarla, dikkatli araştırması biyolojinin en büyük gizemlerinden birini açıkladı.
His discoveries helped other scientists understand how the body fights disease and aging.
Keşifleri, diğer bilim insanlarının vücudun hastalık ve yaşlanmayla nasıl mücadele ettiğini anlamasına yardımcı oldu.
In 2015, the Nobel Committee announced that Aziz Sancar had won the Nobel Prize in Chemistry.
2015'te Nobel Komitesi, Aziz Sancar'ın Kimya alanında Nobel Ödülü'nü kazandığını açıkladı.
He shared the prize with two other scientists who had also studied DNA repair.
Ödülü, kendisi de DNA onarımını araştırmış iki bilim insanıyla paylaştı.
He became the first Turkish scientist ever to win a Nobel Prize in a science field.
Bilim alanında Nobel Ödülü kazanan ilk Türk bilim insanı oldu.
Before him, only the writer Orhan Pamuk had brought a Nobel Prize to Turkey.
Ondan önce, sadece yazar Orhan Pamuk Türkiye'ye bir Nobel Ödülü getirmişti.
When he heard the news, he felt deep pride, and he thought about his parents.
Haberi duyduğunda derin bir gurur hissetti ve ailesini düşündü.
Turkish people celebrated across the country, because his success felt like a victory for everyone.
Türk halkı ülke genelinde kutlama yaptı, çünkü bu başarı herkes için bir zafer gibiydi.
He said that education and hard work had changed his life completely.
Eğitimin ve çok çalışmanın hayatını tamamen değiştirdiğini söyledi.
After winning the Nobel Prize, Aziz Sancar became a symbol of courage and determination.
Nobel Ödülü'nü kazandıktan sonra, Aziz Sancar cesaret ve azim sembolü haline geldi.
He created a foundation to help talented students study science, even if they had little money.
Az parası olsa bile yetenekli öğrencilerin bilim okumasına yardım etmek için bir vakıf kurdu.
He often reminded young people that curiosity and hard work could open any door.
Genç insanlara meraklılığın ve çok çalışmanın her kapıyı açabileceğini sık sık hatırlatırdı.
Today, his contribution to science still helps doctors treat cancer and other serious diseases.
Bugün, bilime katkısı hâlâ doktorların kanseri ve diğer ciddi hastalıkları tedavi etmesine yardımcı oluyor.
His legacy shows that a poor farmer's son could change the world through knowledge.
Mirası, yoksul bir çiftçinin oğlunun bilgiyle dünyayı değiştirebileceğini gösteriyor.
Aziz Sancar's story remains one of the most inspiring in modern Turkish history.
Aziz Sancar'ın hikayesi, modern Türk tarihinin en ilham verici hikayelerinden biri olmaya devam ediyor.
Bu Biyografiyi İndirin
Biyografiyi çevrimdışı okumak, yazdırmak veya sınıfta kullanmak için Word formatında indirin.
Anlama Soruları — Comprehension Questions
1. Why do you think Aziz Sancar's parents wanted him to study, even though they could not read?
2. What can we learn about Aziz Sancar's character from his years in America?
3. Why was Aziz Sancar's research important for the wider world?
4. Why did winning the Nobel Prize mean so much to Turkey?
5. What is Aziz Sancar's legacy today?
Dogru Cevap