Sayın Velimiz,

Kaldığınız yerden devam etmek için giriş yapıp kayıt olabilirsiniz.

İyi okumalar ve başarılar dileriz.

Elmadil — Edildikçe Kızarır

Naim Süleymanoğlu

Seviyenize uygun İngilizce biyografi okuyun. Anlamadığınız cümlelerin yanındaki + butonuna tıklayarak Türkçe çevirisini görebilirsiniz.

A2.2 Seviye 43 Cümle 7 Dakika Spor

Biyografide Geçen Temel Kelimeler

courage cesaret
determination azim, kararlılık
legacy miras
contribution katkı
identity kimlik
oppression baskı
discipline disiplin
talent yetenek
minority azınlık
government hükümet
champion şampiyon
medal madalya
record rekor
retired emekli oldu
businessman iş insanı
mourned yas tuttu
hero kahraman
strong güçlü
decision karar
welcomed karşıladı
illness hastalık
career kariyer
inspire ilham vermek
admire hayran olmak

Naim Süleymanoğlu

Naim Süleymanoğlu

Naim Süleymanoğlu was born in 1967 in a small Bulgarian village called Ptichar.
Naim Süleymanoğlu 1967'de Bulgaristan'ın Ptichar adlı küçük bir köyünde doğdu.
His family belonged to the Turkish minority, and they were not wealthy at all.
Ailesi Türk azınlığına mensuptu ve hiç de zengin değillerdi.
His father was a coal miner, but he also trained as an amateur weightlifter.
Babası madenciydi, ama aynı zamanda amatör halterci olarak da antrenman yapıyordu.
While his father was training, young Naim often watched him with great excitement.
Babası antrenman yaparken, genç Naim onu büyük bir heyecanla izlerdi.
Naim was a small, quiet boy, although he already showed unusual physical strength.
Naim küçük ve sessiz bir çocuktu, ama olağanüstü bir fiziksel güce sahipti.
He believed that weightlifting could change his life, even though he was very young.
Halterin hayatını değiştirebileceğine inanıyordu, çok küçük olmasına rağmen.
At the age of seven, Naim started training seriously with his father's guidance.
Yedi yaşında Naim babasının rehberliğinde ciddi şekilde antrenmana başladı.
The training room was simple and cold, but he never complained about it.
Antrenman odası basit ve soğuktu, ama hiç şikayet etmedi.
He practiced every single day because he wanted to become truly excellent.
Her gün pratik yaptı çünkü gerçekten mükemmel olmak istiyordu.
A well-known coach named Ivan Abadzhiev noticed him during a local competition.
Ivan Abadzhiev adında ünlü bir antrenör onu yerel bir yarışmada fark etti.
The coach immediately realized that this small boy had an extraordinary talent.
Antrenör bu küçük çocuğun olağanüstü bir yeteneği olduğunu hemen anladı.
People said that Naim was going to become a great champion one day.
İnsanlar Naim'in bir gün büyük bir şampiyon olacağını söylüyordu.
By the age of fifteen, he had already broken his first junior world record.
On beş yaşına geldiğinde, zaten ilk genç dünya rekorunu kırmıştı.
In the 1980s, life became increasingly difficult for Turkish families in Bulgaria.
1980'lerde Bulgaristan'daki Türk aileler için hayat giderek zorlaştı.
The communist government forced ethnic Turks to adopt Bulgarian names instead of their own.
Komünist hükümet etnik Türkleri kendi isimleri yerine Bulgar isimleri almaya zorladı.
Naim had to use the name "Naim Shalamanov," although he never accepted it.
Naim "Naim Shalamanov" ismini kullanmak zorunda kaldı, ama bunu hiç kabul etmedi.
He felt angry and humiliated because he was losing his Turkish identity completely.
Türk kimliğini tamamen kaybettiği için kızgın ve aşağılanmış hissetti.
Although he was one of the country's best athletes, he still felt trapped.
Ülkenin en iyi sporcularından biri olmasına rağmen, kendini hâlâ tuzağa düşmüş hissediyordu.
While competing in Melbourne, Australia, in 1986, he made a life-changing decision.
1986'da Avustralya'nın Melbourne kentinde yarışırken hayatını değiştiren bir karar aldı.
As soon as he had the chance, he asked Turkish officials for help.
Fırsatını bulur bulmaz, Türk yetkililerinden yardım istedi.
Turkey welcomed him warmly and gave him back his real name, Süleymanoğlu.
Türkiye onu sıcak bir şekilde karşıladı ve gerçek adı Süleymanoğlu'nu geri verdi.
He felt free for the first time, and he was extremely happy.
İlk kez kendini özgür hissetti ve son derece mutlu oldu.
However, leaving his home country was not easy, and he missed his family.
Ancak, kendi ülkesini terk etmek kolay değildi ve ailesini özledi.
Turkish people admired him, and they called him "Pocket Hercules" because of his size.
Türk halkı onu takdir etti ve boyu yüzünden ona "Cep Herkülü" dedi.
He was only about 1.50 meters tall, but he was incredibly strong and determined.
Sadece yaklaşık 1.50 metre boyundaydı, ama inanılmaz güçlü ve kararlıydı.
In 1988, Naim was going to compete at the Seoul Olympics for the first time.
1988'de Naim ilk kez Seul Olimpiyatlarında yarışacaktı.
He won his first Olympic gold medal there, and the whole country celebrated.
Orada ilk Olimpiyat altın madalyasını kazandı ve tüm ülke kutlama yaptı.
Four years later, in 1992, he won another gold medal in Barcelona.
Dört yıl sonra, 1992'de, Barselona'da bir başka altın madalya kazandı.
In 1996, he became an Olympic champion for the third time in Atlanta.
1996'da Atlanta'da üçüncü kez Olimpiyat şampiyonu oldu.
He was the first weightlifter in history to win three Olympic golds in a row.
Üst üste üç Olimpiyat altını kazanan tarihteki ilk halterciydi.
Thanks to his discipline, he was able to break more than forty world records.
Disiplini sayesinde kırktan fazla dünya rekoru kırabildi.
Although he was small, he could lift almost three times his own body weight.
Küçük olmasına rağmen, kendi vücut ağırlığının neredeyse üç katını kaldırabiliyordu.
Many experts believed that he was the greatest weightlifter of the twentieth century.
Birçok uzman onun yirminci yüzyılın en iyi halterci olduğuna inanıyordu.
After the 1996 Olympics, Naim decided to retire from professional weightlifting.
1996 Olimpiyatlarından sonra Naim profesyonel halterden emekli olmaya karar verdi.
He later became a successful businessman and a respected public figure in Turkey.
Daha sonra başarılı bir iş insanı ve saygın bir kamu figürü oldu.
Unfortunately, he became seriously ill later in his life because of liver disease.
Ne yazık ki, karaciğer hastalığı yüzünden hayatının sonraki dönemlerinde ciddi şekilde hastalandı.
He died in 2017 in Istanbul, and the whole nation mourned his loss.
2017'de İstanbul'da vefat etti ve tüm ulus onun kaybının yasını tuttu.
Turkey held a state funeral because he was considered a true national hero.
Türkiye onun için devlet töreni düzenledi çünkü gerçek bir milli kahraman sayılıyordu.
Naim Süleymanoğlu's story shows incredible courage, determination, and love for his identity.
Naim Süleymanoğlu'nun hikayesi inanılmaz bir cesaret, azim ve kimliğine olan sevgiyi gösteriyor.
He overcame political oppression, and he never gave up on his dreams.
Siyasi baskıya karşı direndi ve hayallerinden asla vazgeçmedi.
His contribution to Turkish sports remains unmatched, even decades after his death.
Türk sporuna katkısı, ölümünden onlarca yıl sonra bile eşsiz kalmaya devam ediyor.
Today, young athletes still study his technique and admire his incredible strength.
Bugün genç sporcular hâlâ onun tekniğini inceliyor ve inanılmaz gücüne hayran kalıyor.
His legacy continues to inspire people who face difficulties in their own lives.
Mirası, kendi hayatlarında zorluklarla karşılaşan insanlara ilham vermeye devam ediyor.

Bu Biyografiyi İndirin

Biyografiyi çevrimdışı okumak, yazdırmak veya sınıfta kullanmak için Word formatında indirin.

Anlama Soruları — Comprehension Questions

1. Why do you think Naim felt "trapped" even though he was one of Bulgaria's best athletes?
2. What does the nickname "Pocket Hercules" suggest about how people viewed Naim?
3. How many Olympic gold medals did Naim win in total?
4. Based on the text, what was most important for Naim's success?
5. How does the text suggest Naim's influence continues today?
Dogru Cevap