Oliver Twist — Oliver Twist
Seviyenize uygun İngilizce hikaye okuyun. Anlamadığınız cümlelerin yanındaki + butonuna tıklayarak Türkçe çevirisini görebilirsiniz.
🌳 A2.1 Seviye
📝 36 Cümle
⏱️ 7 Dakika
🔤 Orta Kelimeler
Hikayede Geçen Temel Kelimeler
workhouse — yoksullar yurdu
orphan — yetim
cruel — zalim, acımasız
escape — kaçmak
crowded — kalabalık
exhausted — bitkin, yorgun düşmüş
gentle — nazik, yumuşak huylu
generous — cömert
shelter — barınak, sığınak
stranger — yabancı
beg — yalvarmak, dilemek
trust — güvenmek
belong — ait olmak
miserable — perişan, mutsuz
courage — cesaret
recognize — tanımak, fark etmek
offer — teklif etmek
accept — kabul etmek
grateful — minnettar, şükran duyan
deserve — hak etmek
future — gelecek
hope — umut
Oliver Twist
Oliver Twist
Oliver Twist was a young orphan who lived in London.
Oliver Twist, Londra'da yaşayan genç bir yetimdi.
He grew up in a dark and miserable workhouse with other poor children.
Diğer fakir çocuklarla birlikte karanlık ve perişan bir yoksullar yurdunda büyüdü.
Every day, the children worked very hard, but they received very little food.
Her gün çocuklar çok sıkı çalıştı, ama çok az yiyecek aldılar.
The master of the workhouse was crueler than any man Oliver had ever seen.
Yoksullar yurdunun müdürü, Oliver'ın o güne kadar gördüğü en zalim adamdı.
One cold morning, Oliver finally took courage and escaped from the workhouse.
Soğuk bir sabah, Oliver sonunda cesaret toplayıp yoksullar yurdundan kaçtı.
After he escaped, Oliver walked for many hours towards the city of London.
Kaçtıktan sonra Oliver, Londra şehrine doğru saatlerce yürüdü.
The streets were more crowded and noisier than anything he had seen before.
Sokaklar, daha önce gördüğü her şeyden daha kalabalık ve gürültülüydü.
He was exhausted and hungry, so he sat down near a bakery and begged for food.
Bitkin ve açtı, bu yüzden bir fırının yakınına oturdu ve yiyecek dilendi.
Most people walked past him without stopping, but a few looked at him with pity.
Çoğu insan durmadan yanından geçti, ama birkaçı ona acıyarak baktı.
Then Oliver saw a large house on the corner of a quiet street.
Sonra Oliver, sessiz bir sokağın köşesinde büyük bir ev gördü.
He knocked on the door because he was too cold and tired to walk any further.
Daha fazla yürüyemeyecek kadar soğuk ve yorgun olduğu için kapıyı çaldı.
A large, red-faced man opened the door and stared at Oliver angrily.
Iri yarı, kırmızı yüzlü bir adam kapıyı açtı ve öfkeyle Oliver'a baktı.
"Get away from my door, you dirty beggar!" the man shouted and slammed the door.
"Git kapımdan, seni pis dilenci!" diye bağırdı adam ve kapıyı yüzüne kapattı.
Oliver was more frightened than before, so he ran as fast as he could.
Oliver öncekinden daha korkmuştu, bu yüzden elinden geldiğince hızlı koştu.
When he stopped running, Oliver found himself in a quieter part of the city.
Koşmayı bıraktığında Oliver, şehrin daha sessiz bir bölgesinde buldu kendini.
He saw a warm light coming from a small shop across the street.
Sokağın karşısındaki küçük bir dükkândan sıcak bir ışık geldiğini gördü.
Inside the shop, a gentle old woman was arranging bread and pies on the shelf.
Dükkânın içinde nazik yaşlı bir kadın rafa ekmek ve börekler diziyordu.
She looked up and saw Oliver's pale, tired face pressed against the cold glass.
Başını kaldırdı ve Oliver'ın solgun, yorgun yüzünün soğuk cama yapıştığını gördü.
"Oh, you poor child! Come inside at once, before you catch cold," she said.
"Ah, seni zavallı çocuk! Hemen içeri gir, üşütmeden," dedi.
Oliver came in slowly because he did not trust strangers, but he was desperate.
Oliver yabancılara güvenmediği için yavaşça içeri girdi, ama çaresizdi.
The woman sat him next to the fireplace and gave him hot soup and thick bread.
Kadın onu şöminenin yanına oturttu ve sıcak çorba ile kalın ekmek verdi.
"What is your name, child, and where are you coming from?" she asked gently.
"Adın ne, çocuğum, ve nereden geliyorsun?" diye nazikçe sordu.
"My name is Oliver, ma'am. I escaped from a workhouse because the master was cruel," he said.
"Adım Oliver, hanımefendi. Müdür zalim olduğu için yoksullar yurdundan kaçtım," dedi.
The woman listened carefully, then she took his cold hands in hers and smiled warmly.
Kadın dikkatlice dinledi, sonra onun soğuk ellerini kendi ellerinin arasına aldı ve sıcacık gülümsedi.
"Every child deserves a safe place, Oliver, and this home is bigger than you think," she said.
"Her çocuk güvenli bir yere layıktır Oliver, ve bu ev sandığından daha büyük," dedi.
She offered him a small room at the back of the shop, so Oliver accepted gratefully.
Ona dükkânın arka tarafında küçük bir oda teklif etti, bu yüzden Oliver minnetle kabul etti.
The next day, Oliver helped her in the shop before breakfast and after closing time.
Ertesi gün Oliver kahvaltıdan önce ve kapanış saatinden sonra dükkânda ona yardım etti.
For the first time in his life, Oliver felt that he truly belonged somewhere.
Hayatında ilk kez Oliver, gerçekten bir yere ait olduğunu hissetti.
He was not the most talkative boy, but he was the most hardworking person in the shop.
En konuşkan çocuk değildi, ama dükkânın en çalışkan insanıydı.
When the woman saw how hard Oliver worked, she recognized his goodness and his hope.
Kadın Oliver'ın ne kadar sıkı çalıştığını görünce onun iyiliğini ve umudunu fark etti.
"I am going to send you to school, Oliver, because you deserve a better future," she said.
"Seni okula göndereceğim Oliver, çünkü daha iyi bir geleceği hak ediyorsun," dedi.
Oliver looked at her with the most grateful eyes she had ever seen in her life.
Oliver, kadının hayatında gördüğü en minnettar gözlerle ona baktı.
After so many years of misery, Oliver finally had a home, a friend, and a future to look forward to.
Bunca yıllık sefaletten sonra Oliver sonunda bir eve, bir arkadaşa ve dört gözle beklediği bir geleceğe sahipti.
Bu Hikayeyi İndirin
Hikayeyi çevrimdışı okumak, yaydırmak veya sınıfta kullanmak için Word formatında indirin.
Anlama Soruları — Comprehension Questions
1. Why did Oliver decide to escape from the workhouse?
2. What do you think Oliver felt when the large man slammed the door? Why?
3. Why did Oliver come into the shop slowly, even though he was desperate?
4. What does the woman offer Oliver after she hears his story?
5. What do you think the woman recognized in Oliver that made her decide to send him to school?
Doğru Cevap