Sayın Velimiz,

Kaldığınız yerden devam etmek için giriş yapıp kayıt olabilirsiniz.

İyi okumalar ve başarılar dileriz.

Elmadil — Edildikçe Kızarır

The Firebird — Ateş Kuşu

Seviyenize uygun İngilizce hikaye okuyun. Anlamadığınız cümlelerin yanındaki + butonuna tıklayarak Türkçe çevirisini görebilirsiniz.

🌳 A2.1 Seviye 📝 36 Cümle ⏱️ 7 Dakika 🔤 Temel Kelimeler

Hikayede Geçen Temel Kelimeler

firebird ateş kuşu
feather tüy
glow parlamak
forest orman
prince prens
wizard büyücü
brave cesur
magic sihir, büyülü
capture yakalamak
promise söz vermek
cage kafes
escape kaçmak
princess prenses
kingdom krallık
golden altın renkli
midnight gece yarısı
ancient kadim, çok eski
powerful güçlü
grateful minnettar
carry taşımak
darkness karanlık
light up aydınlatmak

The Firebird

Ateş Kuşu

Long ago, there was an ancient forest bigger than any kingdom.
Çok eskiden, herhangi bir krallıktan daha büyük kadim bir orman vardı.
A magical bird lived deep in that forest, and everyone called it the Firebird.
O ormanın derinliklerinde büyülü bir kuş yaşardı ve herkes ona Ateş Kuşu derdi.
Its feathers were golden and they glowed brighter than the sun.
Tüyleri altın rengindeydi ve güneşten daha parlak ışık saçıyordu.
Every night, the Firebird flew over the villages and lit up the darkness.
Her gece Ateş Kuşu köylerin üzerinden uçarak karanlığı aydınlatırdı.
In the nearest village, a young prince named Ivan was living with his father the king.
En yakın köyde, İvan adında genç bir prens babasıyla, yani kral ile yaşıyordu.
One morning after breakfast, the king called Ivan into the great hall.
Kahvaltıdan sonra bir sabah kral, İvan'ı büyük salona çağırdı.
"Ivan, a powerful wizard captured the Firebird last night," said the king sadly.
"İvan, güçlü bir büyücü dün gece Ateş Kuşu'nu yakaladı," dedi kral üzgünce.
"Without the Firebird, our kingdom is cold and dark," the king continued.
"Ateş Kuşu olmadan krallığımız soğuk ve karanlık," diye devam etti kral.
Ivan was brave, so he said: "Father, I will find the Firebird and bring it home."
İvan cesurdu, bu yüzden şöyle dedi: "Baba, Ateş Kuşu'nu bulacak ve eve getireceğim."
The next day, Ivan went into the forest before sunrise.
Ertesi gün İvan gün doğmadan önce ormana gitti.
The forest was darker and colder than he expected, but he kept walking.
Orman beklediğinden daha karanlık ve soğuktu ama yürümeye devam etti.
After many hours, he heard a soft sound coming from behind a big rock.
Saatler sonra büyük bir kayanın arkasından gelen yumuşak bir ses duydu.
He went closer and saw a small golden feather on the ground.
Yaklaştı ve yerde küçük bir altın tüy gördü.
The feather was still glowing, so Ivan picked it up carefully.
Tüy hâlâ parlıyordu, bu yüzden İvan onu dikkatlice aldı.
Suddenly, the Firebird appeared in front of him inside an iron cage.
Aniden Ateş Kuşu demir bir kafes içinde önünde belirdi.
The bird looked sadder and weaker than Ivan imagined.
Kuş, İvan'ın hayal ettiğinden daha üzgün ve zayıf görünüyordu.
"Please help me," said the Firebird. "The wizard is coming back at midnight."
"Lütfen bana yardım et," dedi Ateş Kuşu. "Büyücü gece yarısı geri dönüyor."
Ivan looked at the cage because he was trying to find a way to open it.
İvan kafese baktı çünkü onu açmanın bir yolunu bulmaya çalışıyordu.
He saw a heavy lock on the door, and the key was hanging on a tree nearby.
Kapıda ağır bir kilit gördü ve anahtar yakındaki bir ağaçta asılı duruyordu.
Ivan took the key and opened the cage quickly, before the wizard came.
İvan büyücü gelmeden önce anahtarı aldı ve kafesi hızlıca açtı.
The Firebird flew out of the cage and it lit up the whole forest in an instant.
Ateş Kuşu kafesten çıkarak bir anda tüm ormanı aydınlattı.
"You are the bravest person I ever met," said the Firebird gratefully.
"Sen tanıdığım en cesur insansın," dedi Ateş Kuşu minnetle.
"I promise to help you when you need me. Take this feather and call my name."
"İhtiyacın olduğunda sana yardım edeceğime söz veriyorum. Bu tüyü al ve adımı çağır."
Then the Firebird flew away into the night sky, and Ivan started walking home.
Sonra Ateş Kuşu gece gökyüzüne doğru uçup gitti ve İvan eve yürümeye başladı.
But when Ivan came back to the village, the wizard was already there with his soldiers.
Ama İvan köye döndüğünde büyücü askerleriyle birlikte orada bekliyordu.
The wizard captured Ivan and locked him in the palace dungeon.
Büyücü İvan'ı yakalayarak onu saray zindanına kilitledi.
"Nobody can escape from me!" shouted the wizard angrily.
"Hiç kimse benden kaçamaz!" diye bağırdı büyücü öfkeyle.
Ivan was scared, but then he remembered the golden feather in his pocket.
İvan korktu ama sonra cebindeki altın tüyü hatırladı.
He held the feather and called: "Firebird! I need your help now!"
Tüyü tuttu ve şöyle bağırdı: "Ateş Kuşu! Şimdi yardımına ihtiyacım var!"
In seconds, the Firebird flew through the window and the dungeon became as bright as day.
Saniyeler içinde Ateş Kuşu pencereden içeri girdi ve zindan gündüz gibi aydınlandı.
The wizard was so afraid of the light that he ran away and never came back.
Büyücü ışıktan o kadar korktu ki kaçıp gitti ve bir daha geri dönmedi.
The Firebird carried Ivan out of the dungeon on its warm, glowing wings.
Ateş Kuşu, İvan'ı sıcak ve parlayan kanatlarıyla zindandan dışarı taşıdı.
After that day, the Firebird and Ivan became the most famous friends in the whole kingdom.
O günden sonra Ateş Kuşu ve İvan tüm krallıkta en ünlü arkadaşlar oldular.
Every night, the Firebird still flies over the villages and lights up the darkness for everyone.
Her gece Ateş Kuşu hâlâ köylerin üzerinden uçuyor ve herkes için karanlığı aydınlatıyor.

Bu Hikayeyi İndirin

Hikayeyi çevrimdışı okumak, yazdırmak veya sınıfta kullanmak için Word formatında indirin.

Anlama Soruları — Comprehension Questions

1. Why did the king send Ivan into the forest?
2. How did Ivan open the Firebird's cage?
3. What did the Firebird give Ivan before flying away?
4. Why did the wizard run away from the dungeon? (Inference)
5. What does the Firebird's behaviour at the end tell us about its character? (Inference)
Doğru Cevap